Bir profesör eskisi pazar günü ne yapar?

Bir profesör eskisi pazar günü ne yapar? Ona her gün pazardır ve Hıristiyan da değildir, ama madem bugün sordum bir şeyler diyeyim.

Kendisine muhtelif vesilelerle verilmiş, hiç hoşlanmasa da atmaya kıyamadığı plaketlerden birini koliden çıkarır. Üzerinde abuk subuk şeyler yazan metal levhayı çıkarıp bir yere atar.
Vaktim olursa bundan bir şey yaparım dediği kutu etrafındaki çiğçirkin renkli bezi söker. (O sırada aklına, çocukluğundan kalma, tükenmeyen, kaplı şeylerin altında ne var merakı gelir. Aldırmayıp devam eder.)

Bezin altından sıkıştırılmış ahşap çerçeveler, mukavva tabakalar, ince süngerler, sümük gibi yapıştırıcılar, parmak izleri, kirli lekeler görünür. Onları güzelce temizler.

Üstüne, bir gün lazım olur diye bir köşeye ayırdığı resimlerden uygun düşenine çekip yapıştırır.

Vay be!

Şöyle bir uzaktan bakar ve hımmm der.

Hım’ın, yani resmin -hadi minyatür diyeyim de gönlünüz hoş olsun- açıklaması şudur:

1779 senesinin Şubat ayında, hem de günüyle 22’sinde, İstanbul’da İngiliz Sarayı’nda bir konser verilir. Konseri İngiliz sefirinin yaveri Major d’Otee, Leh kralının desteğiyle, minyatür tarzında resmetmiş ve bunu İngiltere kralının Osmanlı nezdindeki sözü geçen sefiri Ekselans Şövalye Robert Ainslie’ye takdim etmiştir. Sonraları Rum ressamlar bu resmin orijinalinden kopyalar yaparlar. Burada görülen de onlardan biridir işte. Orijinalini görmek isteyenler Polonya’ya kadar gidip Varşova Üniversitesi kütüphanesinin baskı bölümü Kraliyet Koleksiyonu, T. 171, envanter no. 647 kaydına bakabilirler.

Dur şimdi, önce önümdekine bakayım derseniz, yardımcı olayım efendim:

Sazendelerin elbiselerinden Müslüman olanlar ve olmayanlar ayırt ediliyor. Bir taraftaki iki kişi ney üflüyor, onlar Mevlevî, diğer taraftaki üçüncü neyzen ise gayrimüslim. Keman ile az seçilen kemançe yan yana. Kemanı bir Rum veya Ermeni çalıyor. Kema/ençe ile kemanı birlikte gösteren ilk resim olduğu tahmin ediliyor bunun. Resmin altındaki izah Fransızca.

İyi de ben bu notu nereden çıkarmışım, belli değil. Tahminim Osmanlığı Uygarlığı’nın ikinci cildinden. Hiç kusura bakmayın kalkıp bakamam.
(Bunu bir talebem yapsa “Olmaz!” der kızardım. Allahtan benden kurtulmuşlar. Ama çok da sevinmesinler, ben de onlardan kurtuldum ve işte böyle keyfime göre takılıyorum.)

Bi çıkıp hava alsam iyi olacak.

21 Aralık 2014, Pazar

Paylaş:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir