Düşünmek bir eylemdir/eylemedir

Edebiyatın analitik/psikanalitik okumalarla zenginleştiği ortada. Fakat kurgular asıl felsefî okumalarla genişleyebilir. Psikanaliz bilim değil yorumdur (bkz. Saffet Murat Tura, “Beynin Gölgeleri, Bir Psikiyatri Felsefesi”, Metis, 2016). Analiz ise hiçbir şeydir.
Psikanaliz literatürünün klasikleri/büyük isimleri yorum klasikleri/isimleridir.

Freud’un vaktiyle söylediği şeyi daha sık hatırlamanın yolunu yordamını bulmalı: psikanalizin kaynağı edebiyattır, en büyük psikanalistler yaratıcı yazarlardır. Başta Shakespeare olmak üzere; Proust, Woolf, Joyce… olmasaydı psikanaliz yorum da yapamazdı. Birkaç yeni psikanalitik edebiyat incelemesi okuyunca düşündüm: Artık denemeler yapılması gereken şey psikanalizin/psikanalistin yaratıcı edebiyatın gözüyle okunmasıdır. Mesela Jung’un “Anılar, Düşler Düşünceler”ini (Can, 2015) Safiye Erol’ün; Freud’un “Totem ve Tabu”sunu (Say, 2016) Sâmiha Ayverdi’nin romanlarıyla/roman kahramanlarıyla okuma denemeleri yapılmalı. Jung’a, Freud’a ve diğerlerine ne diyor bu yazarlar, onları nasıl yorumluyorlar?

Yok bildiğini okumaya devam edecekse edebiyat incelemesi, hiç olmazsa psikanalizin güncel yorumlarını da takip etmeli -başta Douwe Draaisma olmak üzere yeni nörolog-psikanalistleri. Daraisma’nın önemli eserleri çevrilmeye başladı: “Beynin Gölgeleri” (Metis, 2015) hemen aklıma geleni mesela.

Düşünmek bir eylemdir/eylemedir. Ne yaparsak yapalım.

Paylaş:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir