Koş Koş

Çocukluğumda coşkun heyecanım futboldu, Futbol Asla Sadece Futbol Değildir ne demek bilmiyordum. Simon Kuper adını duymamıştım. Baktım da ben mahalle arkadaşım Ertuğrul’la İskenderunspor-Fenerbahçe maçına gittiğimde Kuper henüz dünyada bile yokmuş. Adama bak ya benden 10 yaş küçük ama onu herkes tanıyor! 

O dört kelimeyi biliyordum ama. Hem kelime tekrarıyla beş ediyor. Abinin biri bu cümleyi Simon’dan çok önce Türkçe söyleyecek olsa gene bir şey anlamazdım. Ona hayran olurdum. Voov abi dediğin böyle olur derdim. Abim yoktu, sorun değil. Onun yaşına denk amcam vardı. Asetilsalisilik asit gibi şeyler söyler sonra da dedeme dönüp bak baba nasıl doğru telaffuz ediyor derdi. Farmakolojiden ikmale kalınca babasının gözüne torunuyla girmeye çalıştığını bilmiyordum. Sen de hiçbir şey bilmiyormuşsun abi demeyin, bilsem nolacak ki! Beni ilgilendiren özel maç diye FB’nin yedek kaleciyle oynamasıydı. Datcu’nun güzelim sahil şehrimize gelmemiş olmasıydı. Gelse topu o köşeden ne biçim çıkarırdı değil mi Ertuğrul?

Nasıl olduğunu hiç sormadığım bir kazada, yoksa kaza dedikleri Tayyar Amca’nın elinden mi çıkmıştı ki, burnu kırılıp içe göçtüğünden tıslamalı bir konuşması vardı. Cevap versene Ertuğrul, hadi bi tısla!

Top köşeden çıkamadı. Niye sormadıysam! Tayyar Amca kızarsa yarın Fatma Teyze’ye sorardım. Gerçi ondan çok korkardım. Ertuğrul’a soramam ayıp olur. Halbuki can çıksa da Datcu o topu çıkarırdı. Tabii Kuper bunları sonradan öğrendi. Datcu’nun FB’ye transfer olduğu sene dünyaya gelen birinden ne beklenebilir ki. Hey gidi Simon bey hey.

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir