Mahur Faslı

Çok çalışan idealistlerin bazısı, belki çoğu, fazla içer, teskin edecek ne varsa. Her bünye kaldıramaz.

İlkokula başlayalı iki ay olmuştu. Heyecanla geldi eve ve “Biliyor musun, Atatürk neden ölmüş?” dedi. Sene 90.
Neden?
Kız çocuklarına mahsus acelecilikle, dudaklarını kıvıra kıvıra, pıtır pıtır cevapladı.
“Çok çalışmış çok çalışmış ölmüş.”
Hani ölmemişti, içimizde yaşıyordu? Bunu demedim. (Demem, demeyin; bana neyse.)

Ben de öyle diyorum işte, çalışmak çok zararlı, dedim. Bir şeylerin yanlış gittiğini anladı hemen.
“Neden?”
Kısaca özetleyeyim: Çok çalışan idealistlerin bazısı, belki çoğu, fazla içer, teskin edecek ne varsa. Her bünye kaldıramaz. Tıp da kaldıramamışsa erken gider.
“Anladım….” Durdu ve düşündü. “Ama ben bunu öğretmene söyleyemem.”

Mahur ilkokula başlarken arkadaşlarıyla. Tam ortadaki, diğerleriyle aynı yaşta olmasına rağmen en minik olanı.

“Öğretmenime” demeyişinin sebebini o zaman anlamalıydım. Cahildim, bilemedim, çocuğu beş sene aynı kadına mahkûm ettim.
Mesele o değil şimdi. Gözüme batan o yaşta bir çocuğu nasıl da endoktrine ettikleri: Telaffuzu dahi yasak bilgi. Eğitimde trajik başarı!
Gözümün içine baktı. Bu biraz daha anlat demekti. Hiç dayanamam, konuştukça konuşurum. Yeter ki biri beni dinlerken arada bir gözüme baksın.

Endoktrinasyonda mühimdir göze girmek. Geleneksel-modern aile Müslümanlığın, modern-modern aile Atatürk’ün ilkelerini öğretirdi, ikincisi okulda da devam ederdi -ediyor. Hayır. Şimdi hiçbiri edemiyor.

Mahur ilk aile tipinin çocuğu olarak ikisine de maruz kalmadı. Bırakalım ne öğrenmek istiyorsa onu öğrensin. Sorusu varsa sorsun. Cevap mutlak değil muğlak olsun. E şimdi arkadaşlarıyla anlaşamama sebeplerinin başında bu geliyormuş. Olsun.

TAHRİP

Han Kang, Vejetaryen, April Yayınları

Şimdi hiçbiri devam edemiyor, dedim. En tahrip edicisi devam ediyor: Kadını yok etmeyi amaçlayan küresel endoktrinasyon. Farklı ses tonlarıyla bunu haykıran üç kadın geliyor hemen aklıma; Camille Paglia, Virginie Despentes ve Han Kang. Paglia Cinsel Kimlikler’de bir akademisyen titizliği ve sakin ses tonuyla anlattı. Despentes, onun öğrencisi oldu, King Kong Teori’de deneysel çıplaklığı ve daha açık olamayacak kadar sert-kunt sözlerle dile getirdi. Kang, Vejetaryen anlatısında (romanın ötesinde) rüya ve resimle çizdi. Neyi? Erkeğin kadın olamama eksiğini!
Konvansiyonel endoktrinasyonlar artık tarih dışı. Mina Rona, Ayda ve Mahur küresel olanıyla boğuşmak zorundalar. Ama erkekler daha fazlasıyla. Dengelemek istiyorlarsa biraz kadına bakmalılar. Sözüm sana Nezihi!

GÖRMEK

Görmek istediğimin binde biri kadar bile göremiyorum. Mahur’u, ne büyük adaletsizlik! WhatsApp’dan yazışıyoruz… karikatürler, kedi videoları vesaire paylaşıyoruz. Görmüş gibi olmuyoruz! Biri bizi kandırıyor, hepimizi. Hasret’in içini boşalttılar, içimizdekini göremez olduk. Post-truth beni Adem’in kuşağına attı, o Starwars’ta.

Paylaş:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir