Öztuna için bugün aklımdan geçenler

Yılmaz Öztuna (20 Eylül 1930 – 9 Şubat 2012). Sene-i devriyesi. Her yıl bugün, bir şeyler de yazarak, hasretle anıyorum.

Tarihle ve düşünceyle iştigal eden biri olarak Öztuna’dan öğrendiklerimin haddi hesabı yok, muhtemelen anlayamadıklarımın da. Bir insan olarak üzerimdeki tesiri ise emsalsiz, hakkını ödeyebilmem söz konusu dahi olamaz.

Kanaat toplumunun üyelerine nasıl anlatacağınızı bilemezsiniz ama deneyeyim. Ortaylı’dan tarihin çok da fifi olduğunu öğrendim, Öztuna’dan ise ciddi bir mevzu olduğunu. Birbirlerini çok severlerdi. (Aralarında kaldım. Sonum bu, benden artık kimse bir şey beklemesin.)
Bir insanı sadece bir kişiymiş gibi anlatamam, her insan biricik de olsa aslında iki kişidir. İkinci kişisinde zıddı ve benzeri vardır. Bir gün onların biyografilerini yazacak olanların bunu mutlaka hesaba katmaları gerekir.

Öztuna’nın mizacına dair bir anekdotla yetineyim.
“Kesin kanaatimdir efendim” derdi, bu onun, konu her ne ise, üzerinde uzun yıllar düşündüğü anlamına gelirdi.
Ondan mülhem söyleyeyim: Öztuna’nın dediklerini meclisinin müdavimi olanların ekseriyeti anlamazdı, kesin kanaatimdir. Misal: Bugün olsa BİA bildirisine imza atanların fikirlerine net bir biçimde muhalif olur fakat üniversitelerinden ihraç edilmelerinin ne kadar yanlış olduğunu yine net bir biçimde dile getirir, gazetedeki köşesinde yazardı. Sevenleri ise yanında sesini çıkarmaz; dışarı çıkınca, bırakınız imzacıların ihracını, ihracı yanlış bulanların da atılması gerektiğini söylerdi. Kesin kanaatimdir. Benim anladığım tarih, bunu görerek yazılmışsa değerlidir.

(Fotoğraf Sadece Haber adlı web sitesinden alınmıştır)

Paylaş:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir