Yine de Aşağıdan Yukarıya

denize yakın mağaralarda
günlerce gözlerinin içine baktım,
ne ben seni tanıdım, ne de sen beni.
Seferis (Çev. Cevat Çapan)

haz-metin-solmaz-100-ne-olacak-bu-memleketin-hali-hazir-bilgi-serisi-7-istanbul-2016-1Vaziyet vahim!
Alanına spesifik katkılar yapmış bir tarih profesörü facebookta bir sayfa paylaşmış, başlık şu: “Milletine küfretmeden de Nobel kazanılabiliyormuş.” Aziz Sancar bizden Orhan Pamuk sizden demek istiyor. Ama aynı gün bu ikilinin aynı ülkenin insanları olmaktan gayet memnun yeni çekilmiş bir fotoğrafı da dolaşıyor.

Mesele cumhurbaşkanının Sancar ve Pamuk’u birlikte davet etmesiyle çözülecek gibi de değil. 1963 Nobel Edebiyat ödülünü İzmirli (Urla) YorgoSeferis almıştı. Şiirlerindeki özgünlük 14 yaşında ayrıldığı memleket hissiyatından geliyor. Anadolu Rumlarının mübadele ile Yunanistan’a göçürülüşündeki katastrofiyi kimse onun kadar etkili anlatamadı. Böyle kabul ediliyor. Sancar’lıPamuk’lu (muhayyel) resepsiyonda Seferis de hassaten anılsa, aslında onunla birlikte üç nobelimiz var dense, yine olacak gibi değil.

Tarihçimiz, Aziz Sancar’ın işine, hücrelerin hasar gören DNA’ları onararak genetik kendi bilgisini korumasına hiç ilgi göstermemiş olabilir. Ama Kara Kitap‘ı da okumamış Seferis’in bir şiirini olsun merak etmemiştir. Kendi (dar) uzmanlık alanından darlandığında “milli hassasiyet”ini göstermek isteyen meslektaşlarına katılarak yalnızlığını azaltmıştır.

Tarihçiliğin önemli isimlerinden Kemal Karpat son kitabında (Bir Ömrün İnsanları) Şerif Mardin için “Suyu Bulamayan Adam” diyor, haksızlık ediyor. Kim buldu ki suyu? Bu ülkenin tevarüs ettiği tarihi coğrafya 20 milyon km2, aranan su kaybedilen coğrafyanın neresinde kaldı, buraya hiç mi akmadı? Bilen yok. En şöhretli padişah Fatih’in Yahudi hekimi tarafından zehirlendiği kabul ediliyor. Ama ondan sonrakilerin hekimi de hep Yahudi. Osmanlı mimarisi bütünüyle gitse yenisini yapacak Ermeni usta yok. Canlarını Musevi’ye taşlarını İsevi’ye emanet etmişler. Su her yerde, herkesin içinde sanki. Kültürel mirasımız bu bizim.

Cumhurbaşkanı olmasa Atatürk memleketi Selanik’e pasaportsuz giremezdi. Fakat vatandaşlarının her yere pasaportsuz girebileceği bir ülke hayal etti. O halde bu ülke temsilsiz yapamaz. Buluncaya, yukarıya bakılacak bir model gelinceye kadar iyi, doğru ve güzel adına her meşgalede aşağıdakilere çok düşüyor.

İyimser olmasam Pessoa’nın “Anarşist Banker” hikâyesini bir daha okumak isterdim.

Not: Bu yazı Metin Solmaz’ın yayına hazırladığı 100 Ne Olacak Bu Memleketin Hali, Hazır Bilgi Serisi -7, Ağaçkakan Yayınları, İstanbul 2016, s.43-44’te yayınlanmıştır.

Paylaş:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir